Eski Çin atmosferinde yolculuk ve toplumsal ilişkiler üzerine uzun roman
Tapınak Gösterisi Su Kıyısına Taşındı
酷无极 · Yapay zekâyla yazım · 10933 karakter · Yaklaşık 8 dakika
Qingxing Sahnesi’nin onarım için kapatılacağı haberi, mayıs sonunda henüz bitmemiş bir yemek sırasında geldi. Gao Shoucheng gelen kişiyi dinledi, yemek çubukları hâlâ havadayken hangi gün kapanacağını sordu. Öbür gün, dedi haberci. Changqing Topluluğu temmuzda gelecekti, önce sahne tahtaları değiştirilecek, arka bölüm elden geçirilecekti. O süre boyunca yer başkasına kiralanamazdı. Sofrada Gu Ming gözlerini indirdi, Gao Man ise babasına doğrudan sordu, hazirandaki o birkaç geceyi çoktan ayarladığını söylememiş miydi?
Gao Shoucheng yemek çubuklarını bırakıp söz kesmekle parayı ödemek ayrı şeyler, dedi. Önceki temsilin parası gelince avansı yatırmayı düşünmüştü. Gao Man cevap vermedi, parmakları kâsenin kenarında durdu. A Zhao ilk kez, güz temsili denen hedefe varmadan önce daha küçük nice şeyi güvenceye almak gerektiğini gördü. Birinin kaporayı yatırmaması ya da bir başkasının alacağını geç tahsil etmesi, aylardır prova edilen bir oyunu birden ayak basacak yerden bile yoksun bırakabiliyordu.
Biri yerin sahibiyle konuşmaya gitmek istedi. Chunhe Topluluğu sahneyi yıllardır kullanıyordu, bir sözle kapatıp geçemezlerdi. Önce Gao Shoucheng gitti, Azhao’dan haklılıklarını anlatan bir yazı hazırlamasını istemedi. Öğleden sonra döndüğünde kol ağızları ıslaktı, yüzü de iyi görünmüyordu. Sahibi gerçekten de kaporayı çok önceden sormuş, kendisi birkaç kez ertelemişti. Changqing Topluluğu hem onarımı üstleniyor hem bir mevsimliğine yer tutuyordu. Sahibinin de onaracağı odalar vardı. Bütün mesele küçük topluluğu hor görmesi değildi.
Bunu kabul etmesi işi burada kapatmaya razı olduğu anlamına gelmiyordu. Oyunun tamamını altıncı ayda bir kez denemeleri gerekiyordu. Sonbahar şenliğine kalırsa aksayan yerleri düzeltmeye vakit kalmazdı. Bu gösteri de elden giderse sonraki kumaş, yemek ve herkesin ayırdığı yol parası nereden karşılanacaktı? Gao Shoucheng bunları birer birer masaya yatırdı. Eskisi gibi herkesten biraz daha dişini sıkmasını istemekle yetinmedi. Oda, üç karakterlik sahne adını duydukları andan da sessizdi.
Arka Nehir’deki odunluğun sahibi iki kez gelmiş, eski seyir sundurmasını sahne kurmaları için vermeyi teklif etmişti. İstediği bedel Qingxing’inkinden düşüktü. Gao Shoucheng önceden burayı fazla sapa bulmuştu, şimdi herkesi görmeye götürdü. A Zhao kucağında deneme parçasıyla arkalarından gitti. Geniş sahnede A Heng’in sonraki bölümde giyeceği kostümü bir ölçüp biçmek istemişti. Arka Nehir kıyısına varınca eski seyir sundurması dedikleri yerin çatısının yarısıyla su kenarındaki birkaç direkten ibaret kaldığını gördü. Tahta döşeme genişti ama altı bir yandan yumuşak çamura gömülmüştü.
Odun deposunun sahibi, su her yıl yükselince burası böyle olur, çekilince direkler yine yerinde kalır, dedi. Eskiden de burada oynamışlardı, kimse gerçekten suya düşmemişti. Gu Ming öne çıkıp ayağını denedi. Birkaç adım attı. Sahnenin tahtaları gıcırdasa da kendi dengesi bozulmadı. Kenarları tamamlamaları yeterdi, kılıç dansını Güney Salonu’ndakinden daha rahat oynayabilirdi. Lu Heniang da ardından yürüdü. İtiraz etmedi ama dönüp yağmur yağarsa nerede giysi değiştireceklerini ve kıyıdaki küçük odayı önceden boşaltıp boşaltamayacaklarını sordu.
Azhao kenarda çömelmiş suyu izliyordu. Lanchuan’ın bir kolu buraya giriyordu. Yüzeyde akıntı hızlı değildi ama direğin çevresinde küçük bir girdap dönüyor, ince kumları kaldırıyordu. Bütün sahnenin kaç kişiyi taşıyabileceğini bilmiyordu. Yalnızca su böyle oymayı sürdürürse çamurun içinde görünmeyen kısmın dünkü gibi kalmayabileceğini biliyordu. Burada yakın zamanda bir kanal kazılıp kazılmadığını sordu. Keresteliğin sahibi geçen ay tomruk sallarının geçeceği yolu açtıklarını, suyun daha rahat akmasının iyi bir şey olduğunu söyledi. Bunun sahneyle bir ilgisi olduğunu düşünmediği belliydi.
Sahneyi kuracak Usta Yu bambu sırığı iki kez daldırdı. Yalnızca korkuluk onarılacaksa fiyat verebileceğini, ama altına bakmak gerekiyorsa su çekildiğinde aşağıya inip dolaşması gerektiğini, bugünün yetmeyeceğini söyledi. Gao Shoucheng daha ne kadar gerektiğini sordu. Usta bakmak yarım gün, onarımı çürüğün miktarına göre konuşuruz, dedi. Yine yarım gün lafını duyan biri içini çekti. Öbür güne kadar sahne tahtaları döşenmeyecekse yol üstüne yapıştırılan ilanları şimdiden söksünler miydi? Usta da kızdı. Siz acele ediyorsunuz diye tahta kendi kendine sağlamlaşmaz, dedi.
Azhao direğin dibindeki kumdan bir daha söz etmek üzereyken Xiaoman ona baktı. Kadının kendisini susturmak istemediğini, yalnızca farklı kaygılar birbirine karışırsa sonunda kimsenin sahnenin altına gerçekten bakmayacağından çekindiğini anladı. Önce gördüğü yeri Yu Usta’ya gösterip su çekildiğinde buraya bakmasını istedi. Tekne kullanmayı biliyor diye bütün sahne hakkında hüküm verebilirmiş gibi davranmadı. Usta başını salladı ve eski bir çiviyle direğin yanına bir çizik attı.
Nanfang’a dönerken birkaç kişi ayrı ayrı yürüdü. Gu Ming Azhao’ya yaklaşıp alçak sesle, Changqing Topluluğu’nun yöneticisini haziranda oyunu görmeye çağırması için birine haber saldığını söyledi. Bir tavsiye sözü istemiyordu, karşılarına kendi başına ayakta duracak bir sahneyle çıkmalıydı. Küçük topluluk bir perdenin tamamını deneyecek sahne bile bulamazsa başkalarının sahnesinin kenarında bir fırsat kollayacaktı. Aceleyle konuştu, ilk kez Liu Sheng’in ağzıyla şaka yapmadı. Azhao onu dinlerken içindeki o küçük kalmasını isteme duygusu, önüne çıkmaya kıyamamaya dönüştü.
Küçük bir sahnede de izlenebileceğini söyledi ama daha sözünü bitirmeden bunun fazla hafif kaldığını hissetti. Kendisine yalnızca ufak işler düşse de diktiği eksiksiz bir giysinin görülmesini istiyordu. Onun arzusu kendi isteğine uymuyor diye büyük sahneyle küçüğün bir olduğunu nasıl söyleyebilirdi? Gu Ming, küçük sahnede elbette oynanır ama yeni bir kılıç dansı sahne ağzında iki adım atmaktan ibaret değil, dedi. İnsanların onu yalnızca replik okumayı bilen biri sanmasından korkuyordu. Bu korku, Azhao’nun kendisini ancak söküp yıkamaya layık görmelerinden duyduğu korkuya çok benziyordu. Yine de bu benzerlik yumuşak çamuru ayak altında sert toprağa çeviremezdi.
Önden giden Lu Heniang birden durdu. Kılıç dansı olmayacaksa şimdilik eklemesek olmaz mı, diye sordu. Gu Ming’in yüzü değişti. Bunu söylemek tabii sana kolay, zaten başrolde sen söylüyorsun, seyirci önce seni tanıyor, dedi. Sözlerinin incittiğini söyler söylemez anladı. Lu Heniang hemen karşılık vermedi. Yenindeki hesap kesesini yoklayıp ben de oda kirasını tamamlamak için bu birkaç gösteriyi bekliyorum, bunlarla gelecekte kendine bir yer açmak isteyen bir tek sen değilsin, dedi.
Xiaoman kostüm listesini tutmuş, ikisinin konuşmasını buraya kadar dinlemişti. Önce her ikisinden de bir soluklanmalarını istedi. O da oyunu en az onlar kadar oynamak istiyordu. A-Sheng’in kâğıdı, kalemi, yaz başında alınacak iç giysileri ve kendisinin aylardır azar azar biriktirdiği para, hepsi bu gösterilerden sonra biraz rahatlamalarına bağlıydı. Yatağın altındaki eski davul sehpası da hâlâ yer kaplıyordu. Yeni bir gelir olmazsa çocuğa yazı yazacak biraz daha geniş bir masa verme fikri de düşünce olarak kalacaktı. Ama Usta Yu’nun ayakkabılarındaki gri çamuru görünce ve çocuğun sık sık sahnenin kenarında koştuğunu düşününce içini öteki taraftan bir ağırlık bastı.
Akşam Gao Shoucheng, Gao Man'ı bulup malzeme almak için ayırdığı paradan birazını geçici olarak kullanıp kullanamayacaklarını sordu. Sahneyi onarmak düşündüklerinden ucuza çıkabilirdi, bilet parası toplanır toplanmaz da geri öderdi. Gao Man küçük kutusunu bacağının yanına çekti. Geçen yıl cebinden verdiği paranın hâlâ tamamının dönmediğini söyledi. Topluluğun darda olduğunu yeni öğrenmiyordu, yardım etmeye de gönülsüz değildi. Ama bu parayı ileride pazarda küçük bir kumaş tezgâhı tutmak için ayırmıştı. Daha işin ucu her görünür olduğunda parayı önce bütün topluluk kullansın istemiyordu.
Gao Shoucheng’in yüzü karardı. “Bu ev daha sudan çıkamamışken sen önce kendi küçük tezgâhını mı düşünüyorsun?” diye sordu. Gao Man hemen karşılık verdi. “Tam da burası hep su içinde diye her seferinde onunla birlikte batmayacak bir yerim olmalı.” Kâsesini alıp çıktı. Kapının yanında duran Azhao’nun elindeki numune birden ağırlaştı. Babasından kalan tekne sayesinde acele etmeden öğrenebiliyordu. Gao Man ise aynı çatı altında kendi birikimini bile elinde tutabileceğinden emin değildi.
Bu, adaleti sağlamak için araya girmesi gereken bir mesele değildi. Gao Man’ın peşinden gidip anlayışlı olmasını istemedi, Gao Shoucheng’e de kızının bir anlık öfkeyle konuştuğunu söylemedi. Kumaşı odaya götürüp geniş dönüş gerektiren bölümünü serdi. Kendi kendine kısaltmayı denedi, yalnız eteğin boyunu zorla değiştirirse hareketlerin de sözlerin de uymadığını gördü. Küçük bir gösteri birkaç adımı çıkarmakla olmuyordu. Kolayca vazgeçilebilecek gibi görünen her şeyin ardında bir başkasının işi asılıydı.
Gu Ming sonra denemeye geldiğinde geçen seferki gibi baştan savma iki adımla geçiştirmedi. Başta kararlaştırılan kılıç bölümünü dönerek tamamladı. Kostümün eteği gerilmedi ama ayağı az kalsın yatağın ayağına çarpıyordu. Durup odadaki o küçücük boşluğa baktı ve bu kez biraz yavaşlamanın yeterli olacağını söylemedi. Azhao da fırsattan yararlanıp ben demiştim demedi. Yalnızca tahta kılıcı bir kenara bırakıp kılıçsız attığı birkaç adımı yinelemesini istedi. İkisi de kimseyi hemen memnun edecek bir yol bulamadı.
Gao Shoucheng gece yine arka nehir koluna gitti, döndüğünde giysisinin altı çamur içindeydi. A Sheng düştüğünü sanıp bakmaya koştu. Gao Man çocuğu kucağına alıp uzaklaştırdı, sonra bir leğen su getirip babasının ayak ucuna koydu. O parayı geri vermedi ama geri vermedi diye sıcak suyu da esirgemedi. Gao Shoucheng başı eğik uzun uzun yıkandıktan sonra, ayın ikisinde sular çekilince Usta Yu bir daha baksın, bu gece her şeyi kesin karara bağlamak gerekmiyor, dedi.
Odada kimse olur demedi, kimse olmaz da demedi. Birkaç gün sıcak yemek bile olsa, herkesin bu temsilden elde etmeyi umduğu bir şey vardı. Canını korumak istemek tek başına kimseyi ötekilerden daha haklı kılmıyordu. Xiaoman önce ertesi gün giyilecek kostümleri ayırdı, Azhao’ya küçük sahnenin ölçülerine göre iki ayrı kayıt çıkarmasını, kesmeye acele etmemesini söyledi. Gao Shoucheng bu hareketi görünce sanki biri yenilgiyi ondan önce kabul etmiş gibi bozuldu, ama sonunda giysileri geri kaldırmasını istemedi.
Ertesi sabah Gao Man bir kova tutkal alıp eski oyun ilanlarını sökmeye gitti, A Zhao da merdiveni tuttu. Daha ilk ilanı söker sökmez elinde yer ayırtma bileti olan bir seyirci nedenini sordu. Gösterinin Arka Nehir’e taşınacağını duyunca hemen parasını geri istedi. Kavga çıkarmaya gelmemişti, yanında yaşlı biri olacağını, çamurlu kıyıda yürümenin zor olduğunu, on wen verdiler diye boşuna yol tepmemeleri gerektiğini söyledi. Gao Man bileti aldı, ücretinin önceden ödendiğini kayda geçirdi ve akşam Nanjang’a gelirse parasını geri alabileceğini söyledi. Seyircinin anlayış göstermesini isteyip onu geri çevirmedi.
A Zhao sökülen ilanları kucağında tutarken üzerlerindeki 青杏台, Qingxing Sahnesi, yazısının koladan dağıldığını gördü. İçine, sanki o da başkaları adına yerine getiremeyeceği bir söz vermiş gibi bir sıkıntı çöktü. Önceden satılan sekiz koltuk bileti seksen wen tutuyordu. Para topluluğun kasasına girmişti ama oyunun nerede oynanacağı hâlâ belli değildi. Gao Man bilet parasının şimdilik ayrılması, sahne onarımına aktarılmaması gerektiğini söyledi. Oyun gerçekten iptal olursa ne ödendiyse o geri verilecekti. Herkes oyunun oynanamayacağını kabul etmeye henüz yanaşmasa da babası buna razı oldu.
Bir başka müşteri parasını geri almak istemedi. Yalnızca altıncı ayın o birkaç gecesinde boş vakti olduğunu, sahne daha uzağa taşınsa da geleceğini söyledi. Birileri çamurdan hoşlanmıyor diye gösteriden vazgeçmesinlerdi. İki taraf da içinden geçeni söylüyordu. Azhao birinin sözüyle ötekininkini bastıramazdı. Yalnızca yeni adresin yerini şimdilik boş bırakmalarına yardım etti. Su çekilince bakıp yazacaklardı. Merdivenin altından kâğıdı alırken elinin üstü tutkala bulandı. Biraz daha çabalasa o sekiz biletle ilgili her şeyi yoluna koyabileceğini düşünemedi.
Azhao öğleden sonra eski tapınak sahnesine yeniden ölçü almaya gitti. Yanında ölçü kâğıtları vardı, teknesinin kira sözleşmesi değil. Herkes adına temsili durduracak konumda değildi. Ancak sahne ağzını, kostüm değiştirme yerini ve direklerin yanındaki su seviyesini kaydedip gerçekten sahneye çıkacaklara gösterebilirdi. Yu Usta’nın çiviyle bıraktığı iz çok sığdı. Parmağıyla buldu. Yanında dönen su birkaç kum tanesini daha alıp götürdü ama sahnenin üstünde güneş pırıl pırıldı. Uzaktan bakınca hâlâ geniş, insanın vazgeçmeye kıyamayacağı kadar güzel bir yerdi.
· Bölüm sonu ·
Bu kitap, yapay zekâ desteğiyle yazılmış; Zhang Ruoxu’nun 《春江花月夜》 (Bahar Nehrinde Çiçekli Mehtap Gecesi) eseri ile özgün kısa öykü 《借灯还舟》 (Lamba Ödünç Alıp Tekneyi Geri Getirmek) temelinde genişletilmiştir. Kişiler, coğrafya ve olaylar bütünüyle kurgusaldır; özgün şiirin çevirisi, yeniden yazımı veya şairin biyografisi değildir.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Ne söylemek istersin?Yorumlara katılmak için giriş yap →